« Önceki |


9/1/2009

Ah Ahmet Usta ah...

     Büyüklerime her daim saygılı bir insanımdır. Ne olursa olsun büyük olduklarından sebep ki haklı olduklarını zannederim. Tabi her zaman ve her büyüğe yapmam bunu. Benimde istisnalarım vardır. Neyse. Yeni işe başladığım şu 2. ayımda ustalarımızla çok eğleniyorum.


    Başlıkta da gördüğümüz üzeredir ki Ahmet Usta'mız şahane bir insandır. Her akşam yaptığımız "neredeydiniz bugün? nerede çalıştınız" sorularına verdiği ilgin şiveli cevaplarıyla beni önce kasıyor, telefonu kapadıktan sonra ise güldürüyor.  Bisküvi tuğla denen bir inşaat malzemesi var bilmem hiç duydunuz mu ki ben az önce Ahmet Usta söyleyince duydum. Fakat anlamam ve yazabilmem vaktimi aldı. Çünkü hem hızlı hemde şiveli gonuştuğu({#emotions_dlg.cheesy}) içindir ki bisküvi tuğla olan çalışma malzemesinin telaffuzunu pisküvü tuğla şeklinde söyledi. O kadar sevimli bir insan ki. Zaten inşaat mazlemelerini bilmeyen ben, pisküvü tuğlasında koptum. Tabi bir de zabahınan tanımı var ki aslen sabahleyindir kendisi ayrıca her akşam koparır beni.

    Burnu havadalık değil benim ki yanlış anlaşılmasın sadece sevimli bulduğumu paylaşmak. Çünkü Ordu'lu olan Ahmet Ustamızın dalga geçilcek ya da küçümsencek hiçbir yeri yok. Ama paylaşıp insanları sevimli bulmanın sakıncası da yok. Etrafınıza bakın böyle birçok insan var. Ne kadar kendilerine haslar ve eğlenceliler. Haaa bu arada onlarla konuşun acaip komik hikayeler saklıyorlar. Dinleyeme doyamazsınız...

8/1/2009

Uzuuun zaman sonra yine ...

      Kalemleri kağıtları hazırladık. Sayfamızın şifresini hatırladık ve yine buradayız ve yine ilham kaynağım ilk gün olduğu gibi otobüsler.

     Eski yazılarıma baktım sizlere baktım gibi şeyler yazmayı çok isterdim ama bakmadım bakmadan bir heve s yazıyorum.. Çünkü yazmayı paylaşmayı özledim. Tanımadan kimseyi yorumlamayı özledim. Yüzünü görmeden de aslında katil bile olsa yazdığı yazı için teşekkür eteyi, teşekkürü kabul etmeyi özledim. Yani kişisellik içern kişiliği sorgulayan yargıları bir kenara bırakıp sadece bir kaç kelimeyi okuyup yorumlamayı özledim. Ve yine uzattım :)


   Neyse aklımı kurcalayan şu:

   Otobüste hepimiz uyuruz, hatta öyle bir uyuruz ki ineceğimiz durakları kaçırırız. Bozuntıya vermeden düğmeye basar ve ineriz. Acaba neredeyim sorusu ve uyku mahmurluğuyla yola bakınıp çözüm ararız. Buraya kadar tamam da; uyuma süreci otobüsün biz bindikten sonraki birkaç durağından sonra başlar. Gözler düşer, net görmez, bir yere odaklansanız uykunuz hemen bastırır, göz kapakları tonlarca ağırlık taşıması sebebiyle aşağı düşer vs diye işlemler sırası yaparız. Fakat bu sabah ki otobüse bindiğinde gayet ayık ve güler yüzlü duran abimiz koltuğa oturdu ve gözlerini kapadı uyudu. Yanlız sizlerde bilirsiniz kırmızı otobüslerde yan oturduğumuz koltuklar vardır. Yaslanamazsın, etrafa bakamazsın, kolunu ortadaysan koyamazsın falan filan. Bu abimiz bütün bu olumsuzluklara rağmen şişme montunda içeri doğru kaydı, fermuarı ağzına kadar çekti ve uyudu... Resmen uyudu.


   Arkadaş otobüste uyuyanı gördüm de bindiği gibi uyuyanı ilk defa gördüm. Acaba durağını kaçırmış mıdır?

24/10/2007

suavi ve özlem.....

Sende Başını Alıp Gitme

Ben suyumu kazandım da içtim
Ekmeğimi böldüm de yedim
Alkışı duydum ihaneti gördüm
Sesim de oldu sessizliğimde
Seviştiğimde oldu benim

Sen de başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birşeyim az olmadı senin kadar
Ve hiçbir şeyi özlemedim
Seni özlediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi

27/3/2007

TABUT İSİMLİ PARÇA

http://dosyam.net/?id=vsti3y


BİR TABUT GETİR GÖZLERİNİN ÖNÜNE
İÇİNDE BEN VARIM
SAÇLARIM DAĞINIK ,GÖZLERİM KAPANMIŞ, ÇENEM BAĞLANMIŞ
BEMBEYAZ YÜZÜM, KAPKARA HÜZNÜM,
GİTMİŞİMDE HERŞEY YARIM KALMIŞ

FAYDASI YOK AĞLAYANLARIN
FAYDASI YOK AĞLAMANIN
NEYE YARAR Kİ PİŞMANLIĞIN
HERGÜN AĞLAYIP KAHRETSENDE KENDİNİ
DÖNER MİYİM SANIYORSUN GERİ
HANGİ GİDEN GERİ DÖNMÜŞ Kİ !

BOŞA HARCAYIP MAHVETME SENDE SENİ
RUH OLMUŞ BİR ADAM İÇİN ÜZME KENDİNİ
OLA Kİ SANA ÖLÜM HABERİM GELİR
BU DA BENİM VASİYETİMDİR
SÖYLE KEFENİMİN KANLARINI TEMİZLESİNLER
BENİ SOL YANAĞINDAKİ GAMZENE GÖMSÜNLER


arkadaşlar geçen dinledim bu şarkıyı ve cidden çok iyi. yukarıda indirebileceğiniz adres var. sözleri okuyun ve bence birde indirip dinleyin. şiddetle tavsiye ediyorum...

4/2/2007

28 nisan'da kadıköy meydanı'nda toplanmalıyız....

dün akşam seyrettiğim tv makinası'nda şu konu üzerinde duruldu. Ki bu cidden önemli bir konu. küresel ısınma. artık bunun bir hurafe olduğu gerçeği ortadan kalktı arkadaşlar. ortada bir gerçek var. dünya için 10 yıl sonra çok geç kalınmış olacak. elimizde hiçbir şey kalmayacak. dünya da bir cehennem orataya çıkacak. kıtlık, kaynakların azalması ve elimizde hiçbir şeyin kalmayacağı gerçeği. ortada korkunç bir gerçek var. yaşadığımız yeri dünyayı yok etmeye başladık. ama bunun telafisi ve düzeltme çabaları için çok geç kalmadık. bunun için bir şeyler yapabiliriz. ilk çalışmalar ise 28 nisanda.

bu tarihte kadıköy meydanı'nda bir yürüyüş olacak ve biz haykıracağız. nükleer santral, daha fazla termik santral istemiyoruz diyerek. kiyoto protokolüne imza atmamız gerektiğini bağıracağız. geçen seneler de bu yürüyüşe türkiye de sadece 2000-3000 arası kişi katılmış. bu şekilde söylendiğinde çokmuş gibi ama diğer ülkelerde 100.000 kişi katılış. biz sanki yokmuşuz gibi bir şeyi gösteriyor bu rakamlar. ama bu sene 28 nisan da bizde 100.000 hatta belki daha fazla kişiyle katılırsak bu yürüyüşe bizde de bu konunun rahatsızlık uyandırdığını, bizimde bir şeyler yapabileceğimizi göstereceğiz. yapmalıyız da bunu. çünkü bu dünya biz yalıyoruz. bu dünyaya yeni nesillerin de gelmesini sağlayabiliriz belki de. çünkü bu duruma baktığınızda bu dünya da evlenbmek bir çocuk dünyaya getirmek canlı katliama dönüşüyor.

ölüm tarhini bildiğiniz bir çocuğu nasıl dünyaya getirirsiniz. bunu nasıl yapabiliriz. arkadaşlar dünyamız yok oluyor ve biz buna dur diyebilmeliyiz.

işte bu yürüyüşe katılarak bir şeyler yapabileceğimizi göstermeliyiz.

lütfen herkes bu tarihi bildiği her yerde yayınlasın. nisana daha çok var tanımını olumlu yorumlarsak o zamana kadar ne kadar çok bunu göz önünde bulundurursak ve unutturmazsak bu tarihi o zaman o taih geldiğinde yeterli bir çoğunlukla ve belki de daha fazlasıyla bu yürüyüşe gider ve o devlet kavramına bizim sesimizi duyurur ve gerçekten bir şeyler yapabileceğimizi gösteririz.

lütfen herkes bildiği her siteye her foruma her okula bunu duyursun. kendimiz için gelecek nesiller için bunu yapmalıyız...